Gez

Milano Gri Değil!

Haziran 4, 2017

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir şehire ilk kez ayak bastığınız an hissettiğiniz duygular ile o şehre veda ederken hissettiğiniz duygular arasındaki fark size o şehrin gizemini ve rengini verir. İşte bu nedenle Milano’nun rengi bende gri değil.

Milano’ya gitmeden önce okuduğum yazılar ve yorumların etkisiyle bu şehire karşı hissedeceğim duygulara daha bir dikkat kesildim. Israrla gri olduğu söylenen bu şehir bende nasıl bir etki bırakacaktı? O çok sevdiğim İtalya imajını yıkacak soğuklukta mıydı? Sevmeme ihtimalim var mıydı? İşte bu sorularla Milano’ya merhaba dedim. Hemen paylaşayım ilk izlenimim neticesinde Roma kadar güzel bir şehir olmadığını düşündüm. Sevsem mi bilemedim. Zaman verdim ama inanın tanıyınca çok sevdim.

Milano’ya Ulaşım

Milano’ya ulaşmak için 3 farklı havaalanı seçeneğiniz bulunuyor. Gideceğiniz tarihlerde hangisine ucuz uçak bileti varsa o havaalanını tercih edebilirsiniz. Hepsinden de Milano’nun merkezine ulaşım kolay.

Milano Malpensa Havaalanı

Milano’ya ulaşım için en sık kullanılan Havaalanı Malpensa. Milano’nun en büyük havaalanı olan Malpensa havaalanı şehre yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunuyor.

Buradan şehrin merkezine ulaşım için en çok tercih edilen seçenek  ise Malpensa Express. Kişi başı 13 Euro’ya 50 55 dakika içerisinde şehrin merkezine ulaşabilirsiniz.

Bergamo Havaalanı

Bergamo Havaalanı ise Milano’ya 45 km uzaklıkta Bergamo şehrine ait bir havaalanı. Genellikle daha ucuz uçuşlar bu havaalanına yapılıyor. Pegasus havayollarının da Bergamo havaalanına uçuşları bulunuyor. Bergamo havaalanından şehrin merkezine ulaşmak içinse otobüs kullanmak en kolay yol. Sadece 5 Euro’ya yaklaşık 1 saat içerisinde Milano’nun merkezine ulaşabiliyorsunuz. Birkaç farklı otobüs firması hizmet veriyor. En çok bilineni Terravision. Biletinizi ister çıkış koridorundaki gişelerden isterseniz de direkt otobüse binerken alabilirsiniz. Otobüslerin nereden kalktığını aramanıza ve bu konuda telaş yapmanıza da gerek yok. Havaalanından çıkışı takip edin, sıra sıra otobüsleri karşınızda göreceksiniz.

Linate Havaalanı

Linate Havaalanı ise Milano merkeze yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye’den şuanda bu havaalanına direkt uçuşlar bulunmuyor. Ancak Milano’ya aktarmalı olarak veya başka bir ülkeden gelir ve Lİnate havaalanına inerseniz şehrin merkezine otobüs veya taksi ile çok kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Nerede Kalınır?

Milano’da konaklama anlamında sayısız alternatif bulunmakla birlikte ucuz olmadığının da altını çizmek istiyorum. Yani konaklamaya biraz bütçe ayırmanız gerekiyor. Airbnb ile daha uygun alternatifler bulabileceğiniz gibi, zaten birkaç günlüğüne geliyorum otel benim için daha iyi olur diyorsanız size önerim Duomo’ya kolay ulaşabileceğiniz ama tam Duomo’nun göbeğinde olmayan yerler olacaktır. Corso Buenos Aires civarı konaklamak için ideal lokasyonlardan biri. Temiz bir oda, kolay bir lokasyon sizin için yeterli ise bu civarlarda Hotel Fenice’yi Mercure Otel’i veya Hotel Roxy’i tercih edebilirsiniz. Biz Fenice ve Mercure’de yer bulamayınca mecburen Hotel Roxy’de kaldık. Temiz, güvenlir bir otel. Ama en ufak bir konfor artısı yok. Bizim temel önceliklerimize cevap verdiği için çok da takılmadık. Brera bölgesi konaklama için tercih edebileceğiniz bir diğer alternatif. Hem merkezi, hem hareketli. Kriterlerinize gore bir otel bulduysanız kaçırmayın.

Milano’ya ulaşım ve Milano’da konaklama konusunu çözüme kavuşturduysak şimdi gelelim şehri tanımaya. İşte önyargıları yıkıp şehri sevmeye başladığımız kısım bundan sonrası. Bence yapılacaklar listenizi çıkarmadan önce biraz kendinize zaman verin. Biraz bırakın ayaklarınız sizi istediği yere götürsün. Biraz yorulun, biraz acıkın, biraz hak edin İtalyan lezzetlerini. İyice yorulunca güzel bir yemek ısmarlayın kendinize. Makarnanın, pizzanın, risottonun tadına vara vara güzelce yiyin. İşte İtalya’dasınız.

Duomo di Milano

Milano’da ilk saatlerinizde özgürce sokaklarda dolanabilirsiniz. Ama sonrasında görülecekler listenize ufak ufak tikler atmanın da vakti geliyor. Hemen kendinizi Duomo meydanına atın. Katedrali hayranlıkla izleyin ve herkes gibi siz de onlarca belki biraz abartırsanız yüzlerce fotoğraf çekin. Duomo Katedrali Avrupa’nın en büyük dördüncü katedrali olma ünvanını taşıyor. Gotik tarzda inşaa edilen bu büyüleyici yapıyı gördüğünüz an gerçekten etkileneceğinize garanti verebilirim. İnsan mı yapmış bunu gibi tepkiler verebilirsiniz. Yapımı yaklaşık 500 yıl süren katedralin yapımında olağanüstü bir emek ile binlerce insan çalışmış. Yani bu devasa sanat eserini evet insanlar yapmış ama yapımında görev alan insanlara bittiğini görmek nasip olmamış. Dile kolay 500 yıl. Ama Milano ziyaretiniz sırasında yine Duomo’nun bir köşesinde bir iskele ve bir inşaat görmeniz kuvvetle muhtemel. Yani bir nevi hala bitmediğini de söyleyebiliriz. Bittiğinde tüm dünyanın olacağı söylendiği için inşaatın hiç bitmediği yönünde de bir rivayet var.

Katedralin içini de gezebiliyorsunuz. İsterseniz merdiven veya asansör seçeneğini kullanarak terasına da çıkabiliyorsunuz. Zamanınız varsa yakından incelemeye değer. Yoksa dışı içinden daha büyüleyici olduğu için bununla yetinip, yolunuza devam da edebilirsiniz.

Galleria Vittorio Emanuele II

Duomo meydanına geldiğinizde yapmanız gereken en önemli ikinci şey ise Galleria Vittorio Emanuela II’yi ziyaret etmek. Galleria Vittorio Emanuela en eski alışveriş merkezlerinden biri. İnsan alışveriş merkezi demeye çekiniyor. Çünkü bir sanat eseri. Giuseppe Mengoni tarafından tasarlanan alışveriş merkezinin yapımına 1865 yılında başlanmış, 1877 yılında ise tamamlanmış. Ancak Mengoni de ne yazık ki yapımının her aşamasında bizzat bulunduğu eserin bittiğini görememiş. İnşaatı kontrol ederken iskeleden düşerek hayatını kaybetmiş. Ayrıntılı olarak hikayesini, yapımını merak edenler buradan okuyabilirler.  Galleria Vittorio Emanuela’yı ziyaret ettiğinizde tavanına özellikle bakın. Demir üzerine cam tavan şeklinde tasarlanan mimarisi son derece etkileyici. Yerlerdeki mozaikler ve duvarlarındaki tablolar da son derece ince işçilikle yapılmış ve büyüleyici. Yapının merkezinde dört kıtayı ve tarım, bilim, sanat ve endüstriyi temsil eden mozaikler bulunuyor. Yine bu bölümde mozaiklerde bir de arma bulunuyor. Gözden kaçırmanız imkansız. Kendi etrafında dönen insanlar görürseniz işte oraya yönelin, üzerinde döndükleri şey tam olarak bahsettiğimiz bu arma. Boğanın testisleri üzerinde tek ayak ile dönüldüğünde şans getirildiğine inanılıyor. Zaten o kısımda oluşan derin çukurdan inancın derinliğini de anlayabilirsiniz. Siz de mutlaka deneyin. Bu güzel ambiyansta dilerseniz gallerianın içerisinde yer alan restaurant veya kafelerden birine oturabilir ve insanları izleyerek keyifli vakit geçirebilirsiniz. Ya da bende para çok, bütçemi ayarladım hani nerde en iyi markalar diyorsanız da tam yerindesiniz. Çok kısa sürede tüm servetinizi rahatlıkla harcayabileceğiniz klasmanda seçenekler de mevcut. Siz yine de bence tüm parayı ilk günden burada harcamayın.

Teatro alla Scala

Galleria Vittorio Emanuela’nın bir kapısından girip dümdüz yürüdüğünüzde Scala meydanına çıkıyorsunuz. Hemen sağda meşhur La Scala Tiyatrosu. Eğer seyahat planlarınızı erkenden yapmaya başladıysanız La Scala’da bir tiyatro oyununa da bilet ayarlayabilirsiniz. Unutulmaz olacağından eminim.

Sempione Parkı

Büyük şehir havasından sıyrılıp, huzur bulabileceğiniz bir cennet. Eğer koşuşturmaktan yorulur soluklanmak isterseniz bunun için Milano’daki en doğru adreslerden biri Sempione parkı. İçerisinde yer alan Sforzensco kalesini ziyaret edebilirsiniz. Ya da kahvenizi alıp yeşilin tadını çıkarabilirsiniz.

Naviglio Grande

Soluklanmak ve aynı zamanda da sosyalleşmek için Milano’daki bir diğer adres Navigli. Kanalın kenarında yer alan kafelerden birine oturabilir, içkinizi yudumlarken bir yandan da kanalı, insanları izleyerek zamanı unutabilirsiniz. Milano’nun büyük şehir algısının kırıldığı kendinizi küçük, huzurlu bir kasabada hissettiğiniz o masalsı yerlerden biri Navigli. En çok kanalda kanoya binen çocukları kıskansam da, oturup onları izlemek de son derece keyifliydi. Navigli’ye ulaşmak için metroyu kullanabilirsiniz. İnmeniz gereken durak Porta Genova. Zaten indiğinizde 2 dk ilerlediğinizde hedefe varıyorsunuz. Milano’da ulaşım ile ilgili ayrıntıları da buradan okuyabilirsiniz.

Brera

Milano’ya gelmişken görmeden dönmemeniz gerek bir diğer bölge de Brera bölgesi. Tasarım dükkanlar, dar sokaklar, sanat, hareket ne ararsanız bu bölgede. Yeme içme ararsanız o da var. Yok yok desek yeridir. Siz en iyisi mi çıkın çıkın gelin. Brera’ya ulaşmak için metro hattını kullanıyorsanız Lanza durağında inebilirsiniz. Çok uzaklardan gelmiyorsanız yürüyerek de gelebilir ve böylece çok daha fazla şey keşfedebilirsiniz.

Milano videosu için tıklayın!

 

4 likes

Author

Your email address will not be published.